Makine Öğrenmesi İçin Hangi Dil? Ekonomi Perspektifinden Bir İnceleme Giriş: Kaynakların Kıtlığı ve Seçimlerin Sonuçları Hayat, sürekli seçimler yapmamızı gerektiren bir dizi kararın toplamıdır. Ekonomi bilimi de bu seçimlerin, sınırlı kaynakların nasıl daha verimli kullanıldığına dair bir inceleme alanıdır. Makine öğrenmesi (ML), veri analizi ve yapay zeka gibi modern teknolojilerin gelişimi, günümüzün ekonomisinde büyük bir yer tutuyor. Ancak, bu teknolojilerin evrimine dair alınacak kararlar da ekonomik birer tercihtir. Bir yazılım geliştiricisi, hangi programlama dilini kullanacağına karar verirken de ekonominin temel ilkelerinden biri olan fırsat maliyeti ile karşı karşıya kalır. Fırsat maliyeti, bir seçenek seçildiğinde vazgeçilen en iyi alternatifin değerini ifade…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Dil ve Dudak Tembelliği: Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Dil ve dudak tembelliği, toplumların psikolojik ve sosyal yapılarındaki önemli bir fenomeni yansıtan bir terim olarak düşünülebilir. Bu kavram, bireylerin dilsel kapasitesindeki zayıflıklardan, toplumsal ve siyasal katılımda yaşadıkları engellere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayabilir. Bugün dünya genelinde pek çok demokratik sistemde, bireylerin toplumsal ve siyasal hayata katılımındaki eksiklikler, iktidar ilişkileri ve toplumun kendini ifade etme biçimindeki engeller, “dil ve dudak tembelliği”ni derinlemesine anlamamız için önemli bir bağlam oluşturuyor. Bu yazıda, dil ve dudak tembelliği fenomenini, iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi gibi kavramlar üzerinden inceleyeceğiz. Dil ve Dudak Tembelliği: Güç İlişkileri…
Yorum BırakFirari Kişi Aftan Yararlanır Mı? “Firari kişi aftan yararlanır mı?” sorusu kafamda dönerken, birden geçmişteki komik bir anı geldi aklıma: En son ne zaman affedildim ki? Bir bakıma affedilme, hepimizin hayatında yer eden, bazen de kendimize dönüp bakmamıza neden olan bir durum. Ama bir de işin hukuki kısmı var, yani firariler… Bizim gibi evde rahat rahat oturup, ‘Aman, suç işlemedik ya, bir de affedilsek ne güzel olurdu’ diye hayal kuran tipler için oldukça ciddi bir mesele. Neyse ki, bu yazıyı yazarken tek bir firari olma durumum yok; yoksa belki ben de yazmaya devam edemezdim, kim bilir. Firari Kimdir? İlk önce…
Yorum BırakAntalya: Bir Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Analizi Toplumlar, tarih boyunca kendilerini şekillendiren güç ilişkileri üzerinden biçimlendiler. Her ne kadar bu ilişkiler çok çeşitli ve karmaşık olsa da, insanlık, iktidar, kurumlar ve ideolojiler arasındaki dinamikleri anlamaya çalışarak toplumsal düzenin inşasına katkıda bulundu. Antik zamanlardan günümüze kadar, bireylerin toplum içindeki yerini, haklarını ve sorumluluklarını belirleyen kavramlar sürekli evrildi. Ancak bu güç ilişkileri, her zaman dönemin koşullarına göre şekil alan toplumsal yapılarla etkileşim içerisindedir. Bu bağlamda, “Antalya” kelimesi üzerine yapılan bir düşünsel yolculuk, sadece bir coğrafi yerin ötesine geçer. Zira Antalya, günümüz Türkiye’sinde ve dünyada, toplumun politik yapısını ve iktidarın nasıl işlediğini…
Yorum BırakÇok Az Spermden Hamile Kalınır Mı? Bir Öğrenme Deneyimi Üzerinden Pedagojik Bir Bakış Hayat, bazen beklenmedik anlarda, insanın hayal bile edemeyeceği bir şekilde öğretici olur. Eğitim, sadece sınıflarda, kitaplarda ve müfredatlarda gerçekleşen bir süreç değildir; hayatın her alanında öğrenme fırsatları bizi bekler. Bugün size, belki de en beklenmedik yerden, önemli bir pedagojik ders verebilecek bir sorudan bahsedeceğim: Çok az spermle hamile kalınır mı? Bu soru, fiziksel ve biyolojik bir mesele gibi görünebilir. Ancak, aslında derinlemesine düşündüğümüzde, doğurganlık, insan bedeninin karmaşık işleyişi gibi, eğitimde de sıklıkla karşılaştığımız karmaşıklıklara benzer. Eğitimde de bazen, en az beklenen kaynaklardan bile büyük değişim ve öğrenmeler…
Yorum BırakÇakmak Taşı Yanıcı Mıdır? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir çakmak taşı… Kendisini ateşe dönüştürebilecek bir potansiyel taşıyor mu, yoksa sadece soğuk ve hareketsiz bir taş mı? Bu soruya fiziksel açıdan cevap vermek kolay olabilir: Evet, çakmak taşı, doğru şartlar altında, bir kıvılcım üreterek ateşi yakabilir. Ancak insan davranışları, bu tür basit soruları çok daha derin bir düzeyde ele alır. Duygusal, bilişsel ve sosyal süreçlerin karmaşık dünyasında, bu tür basit bir nesnenin bile psikolojik etkilerini ve sembolik anlamını merak etmek, bizi daha büyük bir keşfe çıkarabilir. Çakmak taşı gibi bir objeye bakarken, onu sadece bir materyal olarak görmek yerine, onun bizde…
Yorum BırakTCK 191 Ehliyet Alabilir Mi? Hukuki ve Toplumsal Bir İnceleme Bir sabah, kahvemi yudumlarken, aklıma takıldı: “TCK 191” maddesi, yani “alkollü araç kullanma” suçundan sabıka kaydı bulunan bir kişi ehliyet alabilir mi? Bu soru aslında her yaştan insanın kafasını kurcalayan, sadece teorik değil, günlük yaşamla da doğrudan bağlantılı olan bir mesele. Ehliyet almak, birçok insan için özgürlüğün ve bağımsızlığın simgesidir, ancak hukuki engeller bazen bu süreci zorlaştırabilir. Hadi gelin, hep birlikte TCK 191’in ne olduğunu, bu maddeden nasıl etkilenebileceğimizi ve sabıkalı bir kişinin ehliyet alma hakkını derinlemesine inceleyelim. TCK 191 Nedir ve Neden Önemlidir? Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi, alkollü…
Yorum BırakKılavuz Doğru Yazılışı Nedir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Pedagojik Bir Bakış Eğitim, insanın potansiyelini en iyi şekilde ortaya koyabileceği bir süreçtir. Fakat öğrenme yalnızca bilgi edinmekten ibaret değildir; asıl dönüşüm, bu bilgilerin nasıl içselleştirildiği, anlamlandırıldığı ve hayatımıza nasıl yön verdiğiyle gerçekleşir. Yazılı dil, bu dönüşümde en temel araçlardan biridir. Her kelime, her harf, bir anlam taşımanın ötesinde, düşünme biçimimizi, toplumsal ilişkilerimizi ve kimliğimizi şekillendirir. İşte bu nedenle, dildeki doğru yazımlar, doğru kullanımlar ve dilin kuralları yalnızca akademik bir gereklilik değil, düşünceyi, iletişimi ve toplumsal bağları yeniden şekillendiren bir araçtır. Bu yazıda, kılavuz kelimesinin doğru yazılışı üzerinden eğitimde öğrenme teorilerini, öğretim…
Yorum BırakGündelik Bilgi: Öznel mi Nesnel mi? Antropolojik Bir Perspektiften Kültürlerin çeşitliliği, insanlığın en büyük hazinelerindendir. Her kültür, geçmişten günümüze kadar oluşturduğu değerler, ritüeller, semboller ve pratiklerle kendi dünyasını inşa etmiştir. Bu kültürel çeşitliliği keşfetmek, insan deneyiminin ne kadar farklı olabileceğini görmek, aynı zamanda insanlık hakkında daha derin bir anlayış kazanmak demektir. Birçok kültür, dünyayı farklı şekillerde algılar ve her birinin gündelik yaşamında bilgiyi nasıl topladığı, nasıl işlemlediği ve nasıl aktardığı da bu algılarla şekillenir. Peki, gündelik bilgi öznel mi yoksa nesnel midir? Bu soru, yalnızca filozofların değil, antropologların da sıklıkla tartıştığı bir mesele olmuştur. Bugün, bu soruyu antropolojik bir perspektiften…
Yorum BırakBir Telefondan Diğer Telefona Uygulama Nasıl Atılır? Dijital Dünyada Felsefi Bir Keşif Günümüz dünyasında dijital araçlar, hayatımızın neredeyse her alanına nüfuz etti. Telefonlarımız, sadece iletişim aracı olmanın ötesine geçerek, kişisel asistanlarımıza, eğlence merkezlerimize, iş platformlarımıza ve hatta düşünsel araçlarımıza dönüşmüş durumda. Her gün telefonlarımızda uygulamalar kullanıyor, yeni uygulamalar indiriyor veya eski uygulamalarımızı başka bir cihaza aktarıyoruz. Bu aktarımlar, günlük yaşamın sıradan bir parçası haline geldi. Ancak bir soru sormadan geçemiyorum: Bir telefondan diğer telefona uygulama nasıl atılır? Bu basit işlem, sadece teknolojik bir eylem olarak mı kalmalı, yoksa dijital dünyada bilgilerimizin, kimliklerimizin ve varlıklarımızın aktarımı üzerine derin felsefi sorulara da…
Yorum Bırak