İçeriğe geç

İsrail’deki gök kubbe nedir ?

İsrail’deki Gök Kubbe Nedir? Bir Gece Haberlerde Duyduğum O Kelimenin İçimde Açtığı Boşluk

Merhaba arkadaşlar! Bu içerikte “İsrail’deki gök kubbe nedir” ile ilgili en güncel bilgileri sizlerle paylaşacağız.

Kayseri’de geceler garip olur. Özellikle kış aylarında… Sokak sessizleşir, hava ayaz olur, insanlar erken çekilir evlerine. O sessizlik bazen huzur verir, bazen de insanın içindeki düşünceleri büyütür. O gece de öyle olmuştu.

Saat sanırım gece bire yaklaşıyordu. Mutfakta çay koymuştum kendime. Telefon elimdeydi ama öyle amaçsızca ekran kaydırıyordum. Sonra bir anda haber videosu çıktı karşıma. Başlıkta şu yazıyordu:

“İsrail’deki gök kubbe nedir?”

İlk başta kulağa şiir gibi geldi. Gerçekten. “Gök kubbe” deyince insanın aklına yıldızlar geliyor, çocukluk geliyor, gökyüzüne bakıp hayal kurduğun geceler geliyor. Ama birkaç saniye sonra o kelimenin aslında neyi anlattığını öğrenince içimde tuhaf bir ağırlık oluştu.

Çünkü o romantik duran ifade, aslında savaşın tam ortasında kurulmuş bir savunma sistemiydi.

Bir Kelime Bazen İnsanını İçinden Vuruyor

Videoyu izlemeye devam ettim. Demir Kubbe sistemi anlatılıyordu. İsrail’de kullanılan hava savunma sistemi… Gökyüzüne gönderilen füzeleri havada imha eden teknoloji…

Ama benim kafam o teknik detaylarda değildi.

Ben başka bir şeye takılmıştım.

İnsanlık gerçekten nasıl bu noktaya geldi diye düşündüm. Birileri gökyüzüne bomba gönderiyor, başka birileri o bombaları havada vurmak için sistem geliştiriyor… Ve bütün dünya bunu canlı yayında izliyor.

Çayı o kadar uzun süre elimde tutmuşum ki bardak buz gibi olmuştu.

Bazen haberlerde duyduğun bir kelime bile insanın ruh halini değiştiriyor.

İsrail’deki Gök Kubbe Nedir? Sadece Bir Savunma Sistemi mi?

Teknik olarak bakınca evet.

İsrail’deki gök kubbe nedir diye sorulduğunda en basit cevap şu oluyor:

Kısa menzilli roketleri ve tehditleri havada imha etmek için geliştirilmiş bir hava savunma sistemi.

Ama mesele sadece teknik değil ki.

Ben o gece bunu düşünüyordum.

Bir ülkenin gökyüzünü korumaya çalışması ne kadar acı bir ihtiyaç aslında… Çünkü normal bir hayatın olduğu yerde insanlar gökyüzünden korkmaz.

Gökyüzü dediğin şey huzur olmalı.

Bulut olmalı.

Yağmur olmalı.

Akşam güneşi olmalı.

Ama bazı coğrafyalarda insanlar göğe bakınca tehlike görüyor.

İşte bu düşünce beni mahvetmişti biraz.

Babamın Televizyonun Sesini Açtığı Akşam

Ertesi gün babam salonda haber izliyordu. Kayseri’de bizim evde televizyon hep açıktır zaten. Özellikle babam haber kanalları arasında mekik dokur.

Bir anda ses yükseldi:

“Demir Kubbe yine devreye girdi…”

Babam başını salladı sadece.

“Yazık…” dedi.

O “yazık” kelimesi evin içinde kaldı resmen.

Ne tarafa dedi bilmiyorum.

Kime dedi bilmiyorum.

Belki herkese dedi.

Çünkü savaş haberlerinde bazen haklı-haksız kısmını aşan bir yorgunluk oluyor. İnsan sadece üzülüyor.

Ben pencereye gittim. Dışarı baktım. Kar hafif hafif yağıyordu.

Biz burada sessizce çay içiyoruz diye dünyanın başka yerlerinde korku yaşanmıyor sanıyoruz bazen. Ama aynı gece başka bir çocuk siren sesiyle yatağından fırlıyor olabilir.

Bu düşünce insanın içine oturuyor.

Gökyüzünün Güven Vermesi Gerekmiyor muydu?

Küçükken elektrik kesilince balkona çıkardım. Kayseri’nin bazı geceleri yıldız dolu olurdu. Özellikle yaz aylarında…

Gökyüzüne bakınca insan kendini küçük hisseder ama güvende hisseder aynı zamanda.

Şimdi düşününce çok garip geliyor bana.

Bazı çocuklar gökyüzünü görünce dilek tutuyor.

Bazıları ise saklanacak yer arıyor.

İsrail’deki gök kubbe nedir sorusu o yüzden sadece savunma sistemiyle ilgili değil bence. O soru biraz da insanların neden böyle sistemlere ihtiyaç duyduğu ile ilgili.

Ve dürüst olayım…

Bu düşünce bende umut değil, daha çok hüzün bırakıyor.

Otobüste Duyduğum Konuşma

Geçen ay işe giderken otobüste iki kişi konuşuyordu.

Biri diğerine:

“Abi adamlar havada vuruyor füzeyi, inanılmaz teknoloji.”

dedi.

Diğeri ise:

“Keşke hiç gerek olmasa.”

diye cevap verdi.

İşte mesele tam olarak buydu.

İnsanlık bazen öyle bir noktaya geliyor ki teknolojiyle gurur duyarken aynı anda neden buna ihtiyaç duyduğundan utanıyor.

Ben o konuşmayı duyunca uzun süre camdan dışarı baktım.

Kayseri sabahıydı.

İnsanlar işe gidiyordu.

Bir simitçi dükkânını açıyordu.

Bir kadın çocuğunu okula yetiştirmeye çalışıyordu.

Hayat normal akıyordu.

Ve dünyanın başka bir yerinde insanlar gökyüzünü takip ediyordu.

Bu kontrast insanın kalbini yoruyor.

İnsan En Çok Da Alışmaktan Korkuyor

Bence en tehlikeli şey şu:

Savaş haberlerine alışmak.

Eskiden haberlerde siren sesi duyunca irkilirdik. Şimdi insanlar birkaç saniye izleyip sosyal medyada başka videoya geçiyor.

Bu çok korkutucu.

Çünkü acıya alışmak insanı yavaş yavaş taşlaştırıyor.

Ben taşlaşmak istemiyorum galiba.

O yüzden bazı geceler haber izleyemiyorum.

Bir çocuğun ağladığını görünce içim daralıyor.

Bir annenin korkuyla konuştuğunu görünce kendi annem geliyor aklıma.

İnsan bazen hiç tanımadığı insanlara bile üzülüyor.

Ve bu çok normal.

İsrail’deki Gök Kubbe Nedir? Sorusu Bende Neden Böyle Bir His Bıraktı?

Çünkü ben o kelimeyi duyunca teknoloji düşünmedim.

Ben korku düşündüm.

Bir ülkenin sürekli tetikte yaşamasını düşündüm.

Gece sirenleriyle büyüyen çocukları düşündüm.

Uyurken telefonunu açık bırakan anneleri düşündüm.

Belki fazla duygusalım bilmiyorum.

Zaten günlük tutma alışkanlığım da biraz bundan var. İçimde biriken şeyleri yazmazsam sanki ağırlık yapıyor.

O gece de defterime şunu yazmışım:

“İnsan gökyüzünden korkmamalı.”

Şimdi okuyunca bile boğazım düğümleniyor.

Bir Akşam Çatıda Uzun Uzun Gökyüzüne Baktım

Geçen yaz apartmanın çatısına çıkmıştım. Hava sıcaktı ama hafif rüzgâr vardı. Telefonu yanıma almamıştım özellikle.

Sadece oturup gökyüzüne baktım.

Bir ara düşündüm…

Dünyadaki herkes aynı göğün altında yaşıyor aslında.

Sınırlar farklı olabilir.

Diller farklı olabilir.

İnançlar farklı olabilir.

Ama gece olunca herkes aynı aya bakıyor.

Bunu düşününce içimde küçücük de olsa umut oluşuyor bazen.

Belki insanlık tamamen kötü değildir diye düşünüyorum.

Belki bir gün insanlar savunma sistemlerinden çok barışı konuşur.

Belki bir gün “gök kubbe” kelimesi tekrar sadece şiirlerde geçer.

Annemin Cümlesi Hâlâ Aklımda

Bir gün annem mutfakta yemek yaparken haber açıktı. Yine savaş görüntüleri vardı.

Annem sessizce şunu dedi:

“İnsan evladına korkusuz bir gece bırakamıyorsa çok ağır şey bu.”

Yemin ederim o cümle günlerce aklımdan çıkmadı.

Çünkü doğruydu.

En temel ihtiyaç bazen sadece huzurlu uyuyabilmek aslında.

Teknoloji İlerliyor Ama İnsan Kalbi Aynı Kırılıyor

Bugün inanılmaz sistemler geliştiriliyor.

Füzeler havada yok ediliyor.

Radarlar çalışıyor.

Alarm sistemleri saniyeler içinde devreye giriyor.

Ama insanın korkusu hâlâ aynı.

Bir annenin evladını koruma isteği değişmiyor.

Bir çocuğun korkunca ağlaması değişmiyor.

Bir babanın çaresiz bakışı değişmiyor.

Bazen teknoloji ilerledikçe duyguların daha görünür hale geldiğini düşünüyorum.

Çünkü ekranlardan canlı canlı insanların korkusunu izliyoruz artık.

Ve bu insanın içini kolay kolay terk etmiyor.

Sonuç: Gökyüzü Yeniden Huzur Olsun İstiyorum

İsrail’deki gök kubbe nedir diye soran biri teknik cevaplar bulabilir. Sistemlerin nasıl çalıştığını öğrenebilir. Radarları, füzeleri, savunma mekanizmalarını okuyabilir.

Ama benim içimde kalan şey başka oldu.

Ben o kelimenin içinde insanların korkusunu hissettim.

Belki fazla hassasım.

Belki her şeyi fazla düşünüyorum.

Ama bence gökyüzü insanların korktuğu bir şey olmamalı.

Gökyüzü; çocukların yıldız saydığı, insanların hayal kurduğu, gece yürüyüşlerinde kafasını kaldırıp derin nefes aldığı bir yer olmalı.

Çünkü insan bazen sadece huzurlu bir göğe bakmak istiyor.

İlgili Yazımız: İnstagramda bağlan ne demek ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.yucetasarim.com https://alpakgida.com.tr https://adalyadavetiye.com.tr Sitemap
https://betexper.live/betexper yeni girişbetexper girişbetexper girişilbet mobil giriş